İğnesiz Mezoterapi

Mezoterapi Nedir ?

İlk defa 1952 yılında uygulanan ve günümüzde ortopedi ve travmataoloji alanındaki  uygulamalardan biri olan mezoterapi, cildin altına bazı ilaçların enjekte edilmesi prensibi ile yapılan bir işlemdir. Orta deri tabakasına antinflamatuvar, kas gevşetici, dolaşımı artırıcı ilaçlar, vitamin, mineral, çeşitli enzimler ve aminoasit gönderilmesi şeklinde yapılan bu işlem geleneksel tıp yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde  iğnesiz mezoterapi,  iğneli mezoterapiyle aynı etkilere sahip fakat ağrı,sızı ve morarmalara yol açmadan alternatif olarak uygulanan bir yöntemdir.

İğnesiz Mezoterapi Nedir?

İğnesiz mezoterapi elektroporasyon prensibi ile yapılan bir işlemdir. Bu işlemde kullanılan ilaçlar iğne olmadan yani enjeksiyon işlemi yapılmadan cilde gönderilir. Bu işlemde elektriksel akım kullanılır. Elektrik akımları uygulanarak hazırlanan jel karışımın cilt gözeneklerinin içine girmesi sağlanır. Böylelikle jel cildin yağ dokularına kadar ulaşır ve cihaz ciltten çekildiğinde gözenekler tekrar kapanır. İğnesiz mezoterapi işlemi iğneli mezoterapiden çok daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlayabiliyor. Bunun nedeni ilacın cilt altında çok daha homojen bir şekilde dağılmasını sağlamasıdır. Hangi bölgeye, hangi amaçla uygulanacağına göre hangi ilaçların mezoterapide kullanılacağı da değişir. Enjeksiyon yöntemi ile gerçekleştirilen yani iğneli mezoterapi işleminde kanama, morarma, ağrı, enfeksiyon riski gibi çeşitli yan etkiler bulunur. Ancak iğnesiz mezoterapi işleminde herhangi bir yan etki bulunmaz. Bu nedenle başta iğne korkusu olan kişiler olmak üzere pek çok kişi mezoterapi uygulamasından faydalanabilir. Spor yaralanmaları, kas – iskelet sistemi hastalıkları deri çatlakları ve yara izi tedavilerinde de kullanılır.

İğnesiz Mezoterapi Uygulaması
Bu işlemde genellikle yağda çözünen ilaçlar kullanılır. İlaç karışımının son derece dikkatli bir şekilde hazırlanması gerekir. Çünkü kokteyle eklenen ilaçların birbiri ile uyumlu olması ve olumsuz yönde birbirini etkilememesi gerekir. Mezoterapiden önce kan sulandırıcı ilaçların alımı durdurulmalıdır. Uygulama tamamlandıktan sonra 12 saat boyunca banyo yapılmaması gerekir. Uygulamadan sonra 2 gün boyunca vücudu zorlayan hareketlerden kaçınılmalıdır.

Okumaya devam et

Tedaviler kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

Dizler İçin Hareket Önemli

IMG-0001-00001Sabahleyin önüme yeni bir makale düştü. Ne de olsa dijital çağdayız ve tüm yenilikleri taze taze okuyabiliyoruz. Halk arasında diz eklem kireçlenmesi olarak da bilinen diz osteoartriti günümüzde oldukça sık rastladığımız bir rahatsızlık . Bu durum elbette dünya için de geçerli. Amerika’da yapılan bir araştırma bu rahatsızlığın 1950’ler öncesine göre neredeyse iki kat fazla görüldüğünü gösteriyor. Şaşırtıcı olan araştırmanın müzelerde bulunan ve İ.Ö 4000 yılına varan dönemlerden kalma iskeletler üzerinde de yapılmış olması. Günümüz iskeletlerine göre kıyaslama yapılmış. Klasik bilgilerimize göre osteoartrit denilen durum yıpranma- aşınma ile karakterizedir. O nedenle yaşlılarda, kilolu olanlarda eklemler üzerinde  stresin daha fazla olması nedeniyle sık görüldüğü inancındayız.  Araçların olmadığı eski zamanlarda, insanların çok daha fazla hareketli olması kaçınılmazdı. Bu tip streslerle yaşayan eski insanların iskeletlerinde daha fazla osteoartrit bulgularına rastlanacağı düşüncesi varken veriler araştırmacıları tam anlamıyla şaşırtmış. Sonuçlar günümüzde diz eklem osteoartrit olguların eskiye göre çok daha fazla olduğunu göstermiş. Modern yaşam biçimiyle insanlar giderek daha fazla oturur oldular. Hareket, eklem kıkırdaklarının beslenmesine yardımcı olmakta, bu şekilde aşınmaya ve yıpranmaya karşı mafsalları korumaktadır.. Hareketli yaşam biçimi kas iskelet sistemimiz için belki de en etkili doğal ilaçtır.

Makaleler kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Düz Karın Kası ( Rectus Abdominis ) Yırtığı

Karın kaslarından musculus rectus abdominis dediğimiz düz karın kası üstte göğüs kemiği ve kaburga kıkırdaklarından başlayarak aşağıda leğen kemiğine yapışır. Spor yaparken aşağıda yapışma yerlerinde zedelenme ve yırtıklar olabilmektedir. Özellikle futbolcularda şut çekerken veya tenisçilerde bu tip bir yaralanma olabilmektedir.

Sporcu ters hareket sonrası yaralanma olan kasık bölgesinde şiddetli ağrı hisseder. Yaralanma ile birlikte olan kanamalar ciltte morarmalar yapabilir.

Teşhis klinik muayene ve yumuşak doku ultrasonu ile konur.

Tedavisinde soğuk uygulamaları, inflamasyon giderici ilaçlar, Lazer tedavisi yapılabilir. Sporcunun tam iyileşmesi 4-6 hafta süre alabilmektedir.

Tedaviler kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

İliotibial Band Sendrom ( Koşucu Dizi – Runners Knee )

Sporcularda sıklıkla karşılaşılan diz ağrılarının sebeplerinden bir tanesi de İliotibial Band Sendromu dediğimiz durumdur. Dizin dış kısmında yukarıya veya aşağıya doğru yayılabilen ağrılar olmaktadır.  Özellikle yokuş aşağı uzun süre koşanlarda dizin dış bölümünde şiddetli ağrı olmakta ve buna bağlı olarak sporcu koşuyu yarıda kesmektedir. İlitibial Band sendrom yürüyüşçülerde ve sık merdiven çıkanlarda da görülebilmektedir. Ağrı dış eklem aralığının yaklaşık üç santim yukarısında hissedilir.

İlitibial band yukarıda leğen kemiğine tutunan tensor facia lata dediğimiz kas yapıdan menşe alır. Uyluğun dış kısmında ilerleyerek kaval kemiğinin dış bölümüne yapışır. Band diz düz iken uyluk kemiğinin alt-dış bölümünde hissedilen tepeciğin ( condylus lateralis ) önündedir. Ne var ki diz bükülmeye başladı mı bandın alt kısmı tepeciğin arkasına doğru yer değiştirmektedir. İşte tekrarlayan zorlayıcı diz bükülmeleri band ile kemik tepeciği arasında sürtünmeyle yangı ( infilamasyon ) ortaya çıkmaktadır.

Teşhis klinik muayene şeklinde yapılan testlerle konur.

Tedavi kişiye özel planlanmalıdır. Spor antrenman şeklinin değiştirilmesi ve ergonomiye özen gösterilmesi ile ağrıya sebebiyet veren maruziyetin önlenmesi şarttır. Yangı ve ödem giderici ilaçlar semptomları azaltır. Kronik durumlarda lokal enjeksiyonlar( ör.: kortikosteroid, ozon veya ACP ) , lazer tedavi ( LLLT )  , Radial Şok Dalga Tedavisi ( RSWT ) veya bazı durumlarda cerrahi uygulanabilmektedir.

Tedaviler kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın

Dikey Bel Traksiyonu – Floating Manipulative Therapy

Günümüzde bel ağrıları sıkça rastlanılan sağlık sorunlarından bir tanesidir. Dikey bel traksiyonu hastanın kendi ağırlığı ile yapılan doğal ve etkili bir tedavi yöntemidir. Protec FMT bel ağrılarda yer çekiminden faydalanan yeni bir tedavi sistemidir. Vücudun alt kısmının ağırlığı ile bel dikey düzlemde doğal olarak çekilmektedir. Aynı zamanda diz, kalça ve belde serbest manipülasyonlar uygulanarak tedaviye katkı sağlanmaktadır.

 

 

 

 

 

Protec FMT sistemi ile bel traksiyonu Japon’da doğmuş günümüzde İsveç başta olmak üzere Avrupa ve Amerikaya yayılmıştır.

Dikey traksiyonla omurlar arası disklerdeki basınç düşmekte manipülasyonlarla disk bölgesindeki kan sirkülasyonu artırılmaktadır. Ayrıca omurlar arası eklemlede mobilizasyon sağlanmakta sinir köklerinin çıktığı delikler ( nöral foramen ) açılmaktadır. Bu sayede kronik veya akut ağrıya yol açan bel fıtığı ve sinir kök sıkışmalarında hızlı rahatlama sağlanabilmektedir. Bel fıtığının çeşitli evrelerinde güvenli bir şekilde kullanılabilmektedir.

Tedaviler kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum yapın