Psödogut (Yalancı Gut)

Yalancı gut, eklemlerde, kalsiyum tuzu kristallerinin  birikmesine bağlı, iltihabi bulgulara neden olan bir hastalıktır. Genellikle gutla karıştırıldığı için psödogut (yalancı gut) hastalığı adı da verilmiştir. Bu rahatsızlığın değişik formlarda da seyrettiği gözlemlendiğinden CPPD (Kalsiyum Pirofosfat Birikim Hastalığı ) daha doğru bir tanım olarak kabul görmektedir.

CPPD, hiçbir şikayete neden olmaksızın (asemptomatik) , sadece röntgen filminde tesadüfen birikimler şeklinde görülebilir. Hastalığın akut formuna ise psödogut denir.  Psödogut, gut hastalığına benzer belirtileri olan bir artrit (eklem iltihabı) türüdür. Ancak psödogutta, guttan farklı bir kristal; kalsiyum pirofosfat birikimi, inflamasyonu (iltihabı) başlatır. CPPD, tedavi edilmediği takdirde, uzun vadede ciddi kronik (uzun dönem), ağrılı ve iltihabi hastalıklara yol açabilir.

Hastalık daha çok dizlerde ve el bileğinde görülür; bazen omuzlarda bileklerde ve diğer eklemlerde de görülebilir.   Çoğu zaman kristalin neden oluştuğu bilinmez, ancak kristaller yaş ile orantılı olarak artar. Ailedeki genetik yapı da hastalıkta önemli bir rol oynamaktadır.  Yaşlanmayla görülme sıklığı artar. CPPD, 60 yaş altında çok nadiren görülür. Kalsiyum pirofosfat kristalleri ilk kıkırdakta birikir ve bu dokuya zarar verir. Kalsiyum fosfat kristallerinin eklem sıvısına geçmesi eklemde iltihaba; şişlik, sıcaklık ve şiddetli ağrılara (akut atak) neden olabilir.

Tanı muayene bulguları ve laboratuvar test sonuçlarının incelenmesiyle yapılır. Eklemin direkt röntgen filminde, kalsiyum içeren birikimlerin kıkırdakta var olup olmadığı görülebilir. Direkt filmde bu görüntü ‘kondrokalsinozis’ olarak da adlandırılır. Eklem msk ultrasonografisinde kristal birikimi görülebilir.  MR, diğer hastalıklardan ayırt etmek için gerekebilir.

Kristal birikimlerini çözmek için belirli bir tedavi bulunmamaktadır. Akut ataklarda steroid olmayan anti-inflamatuvar ilaçlar verilebilir.  İleri derecede eklem şişliklerinde eklem sıvısının boşaltması ve o eklem içine kortikosteroid enjekte edilmesi faydalı olur.

Olgu: Elde Ağrı ve Şişlik

Kliniğimize sol elde ve bazı parmaklarda şişlik ve zonklayıcı tarzda ağrı şikayetiyle başvuran 42 yaşındaki kadın hastamız düzenli hamur işi yaptığını, son 2 haftadır hafif başlayan şikayetlerin giderek arttığını, gece ağrılarının uykusunu böldüğünü ifade etmiştir. Herhangi bir travma veya kronik hastalık öyküsü yoktur. Çekilen el röntgen grafisinde 3 parmak kök eklem ( MC Eklem ) çevresinde kalsifik odaklar tespit edilmiştir. Eklem çevresinde oluşan kalsifik odaklar veya hidroksilapetit kristal birikintileri şiddetli ağrı ve şişlik sebebi olabilmektedir. Bu durum bir çok eklem çevresinde görülebilir ancak periartritis calcarea şeklinde de tarif edilen rahatsızlık el eklemlerinde nadir görülmektedir.

Duygusal Travma Kronik Ağrı Sebebi Olabilir Mi ?

Araştırmalar, kronik ağrının sadece fiziksel yaralanmalardan değil, aynı zamanda stres ve duygusal sorunlardan da kaynaklanabileceğini göstermektedir. Özellikle duygusal travma geçirmiş ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) olan kişilerde kronik ağrı riski daha yüksektir.
Kronik ağrı, kısaca doğal iyileşme sürecinden daha uzun süren, uzun süreli fiziksel ağrı olarak tanımlanır. İnsan ne kadar endişeli ve stresliyse, kaslar o kadar gergin ve ağrılı olabilir. Çözümlenmemiş duygusal sorunlar nedeniyle psikosomatik semptomlar veya stresle ilgili semptomlar ortaya çıkabilir.

Şiddetli duygusal travma sırasında, sinir sistemi sayesinde insan hayatta kalma moduna (sempatik sinir sistemi) girer. Kişi bazen tekrar normal, rahat moduna (parasempatik sinir sistemi) geri dönmekte zorlanır. Sinir sistemi hayatta kalma modunda kalırsa, kortizol gibi stres hormonları sürekli salınarak kan basıncında ve kan şekerinde artışa neden olur ve bu da bağışıklık sisteminin iyileşme yeteneğini azaltabilir. Vücut sürekli sıkıntı içindeyken fiziksel belirtiler kendini göstermeye başlar.

Önceden duygusal travmaya uğramış kişiler strese diğer insanların yaptığı gibi tepki vermezler. Baskı altında, yeniden travma geçirmiş gibi hissedebilirler. Bu tip durumlarda beyin tetiklenerek ağrı oluşturabilir.

Diz Ekleminde Menisküs

Diz eklemini oluşturan 3 kemik bulunmaktadır. Uyluk (femur), bacak (tibia) kemiği ve önde diz kapağı (patella) kemiğidir.

Diz eklem yüzleri birbirlerine çok uygun olmadığı için diz eklemi; eklem bağları(ligamentler) ve kıkırdak yapıdaki menisküslerle güçlendirilmiştir. Diz ekleminin önemli yapılarından olan menisküsler iç ve dış olmak üzere iki adettir. İç menisküs daha çok C – harfine benzerken, dış menisküs daha çok O- harfini andırır. Menisküsler fibroelastik kıkırdak yapısında olup kollajen, proteoglikan, glikoprotein ve hücresel elementler içerir. Yapısının yaklaşık %65-75’i sudur. Bu yapısıyla kemik yüzeyini örten kıkırdaktan daha elastiktir. Şok emici özelliği oldukça fazladır. Menisküsler ayrıca diz eklemini oluşturan kemiklerin yüzeylerinin daha uyumlu bir araya gelmesini sağlar. Bu şekilde yükün daha dengeli dağılması mümkün olur. Menisküsler çapraz bağlarla birlikte eklem stabilizasyonunda rol alır. Menisküsler ortalama 1cm genişliktedir. Kalınlığı ortalama 5mm olup eklem merkezine doğru azalır. Eklemin merkezine doğru olan %75 lik bölümler eklem sıvından beslenir. Bu nedenle yırtık veya zedelenmelerinin kendiliğinden iyileşme kapasitesi düşüktür. Eklemin dış kısmına yakın olan %25 lik menisküs bölümlerinin kanlanması diz atar damarlarından geldiği için kendiliğinden iyileşme kapasitesi de daha iyidir.