
Osteoartrit (OA), sinovyal eklemleri, özellikle de büyük ağırlık taşıyan eklemleri etkileyen kronik bir hastalık sürecidir. OA özellikle yaşlı hastalarda yaygındır, ancak daha genç hastalarda genetik mekanizma yoluyla veya daha yaygın olarak önceki eklem travması nedeniyle oluşabilir. Halk arasında eklem kireçlenmesi olarak bilinen durum aslında eklem yüzeylerin kaplayan kıkırdak örtünün aşınma sürecidir.
Osteoartrit Tedavisi
- Hastalık süreci hakkında hasta eğitimi,
- Eklem koruma teknikleri
- Terapötik egzersiz
- Yaşam tarzı değişiklikleri
- İlaç Kullanımı – Oral ve / veya topikal ( fonoforez, iğnesiz mezioterapi )
- Eklem içi enjeksiyonlar – Kortikosteroid, Hyaluronik Asit, Ozon, ACP tedavisi
- Lazer Tedavi
- Pulse Manyetik Alan Tedavisi
- Bilgisaylı Eklem traksiyonu
- Miyofasiyal Tedavi – IASTM
Yaşam tarzı değişikliği, özellikle egzersiz ve ağırlık azaltma, ağrı azaltma, fiziksel fonksiyonun arttırılması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi tedavinin temel amacıdır.



Boyun ( servikal ) traksiyon boyun omurları arasındaki eklem yüzeylerini veya kemik fragmanlarını ayıracak ve çevre yumuşak dokuyu gerip, uzatacak şekilde bir gücün veya güç sistemlerinin uygulandığı bir tekniktir. Boyun kas spazmları yanında boyun fıtığı, boyun omurga kireçlenmesine bağlı sinir kökü sıkışmalarının tedavisinde kullanılır.Tedavinin amacı ağrısız,fonksiyonel düzelme sağlanmasıdır.Traksiyon, uygun yönde yeterli miktar ve sürede bir kuvvetin uygulanması ile elde edilir. Aynı anda hastanın vücudu eşit ve zıt kuvvetle buna karşı koyar. Kuvvet, genellikle mekanik bir çekme sistemi ( bilgisayar kontrollü traksiyon veya manuel olarak TracCollar kullanılması ) ile uygulanır. Bu şekilde intermittan (çekmeleri arasında saniyeler süren dinlenme periyodları olan) mekanik servikal traksiyon uygulanmış olur. Tedavi genellikle diğer uygun yöntemlerle de kombine edilerek 10-15 seans şeklinde düzenlenir.
Yüksek frekansta titreşim veren cihaz yardımıyla yapılan vibrasyon tedavisi veya diğer bir deyişle titreşim tedavisi omurga yumuşak doku ve eklem rahatsızlıklarında etkilidir. Cilt altı yumuşak doku, kas içerisinde ve eklem çevresinde kan dolaşımını artırıcı ve biyostimulan etkisiyle ödemin giderilmesine ve iyileşmeye katkısı vardır. Özellikle bel-boyun fıtıklarında traksiyon tedavileri ve diğer tedaviler ile birlikte kombine edilebilmektedir. Titreşim tedavisi genellikle uygulanacak bölgeye göre 6 dakika uygulanmaktadır. Çoğunlukla haftada iki- üç olmak üzere 5 seans olarak tedavi düzenlenmektedir Uygulama boyunca herhangi bir ağrı hissedilmez. Özellikle ani kas ağrısında kullanılabilir. Titreşim tedavisi omurga fıtıklarının kombine tedavilerinde çok önemli katkıda bulunmaktadır. Hasta için oldukça kolay ve etkili tesir yaratabilen bir yöntemdir.
Paravertebral ozon tedavisi, bel (lomber ) , sırt ( torokal ) ve boyun ( servikal ) fıtıklarında ozon-oksijen karışımının omurganın iki yanındaki kaslar içine enjekte edilmesi şeklinde yapılır. Uygulama bir dakikadan az süren bir işlem olup haftada 2-3 arasında değişen sayıda yapılır. Genellikle traksiyon tedavileri ile kombine edilir ve bu şekilde çoğu hastada 5 seanslık bir enjeksiyon kürü yeterli olur. Enjeksiyon sırasında hastada hastaya bağlı olarak değişen derecede yanma şeklinde ağrı olmakla birlikte bir iki dakika içerisinde düzelir. Kombine tedavilerde genellikle omurga çevresine 5 microgr./ml konsantrasyonda 20 ml ozon oksijen karışımı farklı noktalara dağıtılarak uygulanır. Uygulandığı bölgede kan dolaşım artırıcı, ödem giderici ve anti-inflamatuvar etki göstererek fayda sağlar. Uygulama oldukça güvenlidir.
Gövde Kas Sistemi vücudun dengede durmasında ve gövde hareketlerinin sağlanmasında görevlidir. Gövde ve uzuvların çeşitli hareketlerine uyum sağlayabilmek için, karın ve sırt kas sistemi gövdeye destek olur. Bu kasların esas görevi, dik duruşun korunmasıdır. Omurga, bu açıdan yelkenli bir geminin direğini andırır; bir destek sistemi içerir ve leğen kemiği üzerinde dik pozisyonda durur. Omurganın her iki tarafında bulunan ve gövdenin arka grubunda çok sayıda kas yer almaktadır. Bu kaslar gruplar yada demetler halinde uzunlamasına ve kısmen de eğik olarak yerleşmişlerdir ve omurga boyunca yukarıya doğru uzanırlar, geçtikleri bölgeye göre isim alırlar.Karın kas sistemi ise bir kaç yassı kas tabakası içerir. Bunlar göğüs kafesinden leğen kemiği üst sınırlarına kadar uzanır. Karın kasların gövde hareketi dışındaki diğer işlevleri arasında, karın organlarını korumak ve solunuma yardım etmek de vardır. Omurgayı oluşturan omurlar arasındaki hareketler 3 düzlemde gerçekleşir. Öne -arkaya bükülme, sağa- sola bükülme ve dönme hareketleri ile omurga üç düzlemde hareket etmiş olur.Omurgadaki hareketin büyük bölümü boyun ve bel bölgelerinde gerçekleşir. Göğüs omurgasındaki hareketler kaburgalar nedeniyle kısıtlanmıştır. Kuyruk ve kuyruk sokumu bölgelerinde hareket yoktur. Hareket oluşturan kaslar genelde omurganın önünde yada arkasındadır. Karın ve sırt kas sistemi, kas lifi demetlerinin farklı diziliminden kaynaklanan dinamik bir gerilim ile gövdeyi destekler. Bu durum, karmaşık hareketlerin geniş bir yelpaze içinde gerçekleşmesine izin verir.

