Kortizon

Omuz Ekleminde Kortizon Enjeksiyon Çeşitleri
Omuz Ekleminde Kortizon Enjeksiyon Çeşitleri

Kortizon, böbrek üstü bezinden salgılanan vücudumuzda doğal olarak bulunan bir hormondur. Gün içinde salgılanan kortizon oranı, kan basıncına, zamana ve vücut ısısına göre farklılık göstermektedir. Vücut kortizonun daha fazla sabah saatlerinde üretir. Yoğun sinir yaşandığı anlarda ise kortizon üretimi 10 kat daha artabilir. Kortizonun görevi vücutta, karbonhidrat ve yağ metabolizmasını düzenlemektir. Kortizon ortopedi ve romatoloji alanında anti-inflamatuvar özelliği nedeniyle gerek sistemik gerekse bölgesel olarak tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Kortizon, birçok hastalığın tek tedavi seçeneği olarak kullanılabilmektedir. Ancak tedavilerde hastaya verilecek kortizon oranı tedaviyi üstlenen doktor tarafından doğru bir şekilde verilmeli ve takibi yapılmalıdır. Bilinçsiz kullanımlarda yan etkiler çıkabilmektedir.

Beslenme Bozuklukları

malnutrition-impactSağlığın korunabilmesi için yeterli bir beslenme gerekir. Yeterli bir kalori yanı sıra, belirli proteinler, mineraller ve vitaminler de mutlaka alınmalıdır. Hafif beslenme eksikliklerini saptamak güç olabilir. İnsanlarda yetersiz beslenmede ortaya çıkan belirtiler de karışıktır. Vitaminler metabolizmanın düzenlenmesinde enerjinin sağlanmasında etkindirler. Fakat vitaminler enerji üretmezler, etkilerini küçük miktarda gösterirler. Beslenme bozuklukları neticesinde düşme riski arttığı gibi yorgunluk, kas seğirmeleri,  kırıklar, huzursuzluk, zihin bulanıklığı, enfeksiyon, aşırı kilo kayıpları, hareketsizlik gibi durumlar da daha kolay ortaya çıkabilmektedir.

Hipertrofi & Atrofi

atrophyHipertrofi bir doku ya da organı oluşturan hücrelerin boyutlarının artması demektir; Hiperplazi ise, bu hücrelerin sayılarını artması anlamına gelir. Bu olayların her biri ya da ikisinin birlikte olması, ilgili doku veya organın büyümesine neden olur. Hipertrofi ya da hiperplaziye neden olan etkenler iş yükünün artması ve hormonların aşırı uyarılarıdır. Bir organ ya da doku atrofisi ise hücrelerin boyutlarında ve/veya sayısında oluşan azalmadır. Birçok sebep buna yol açabilir. Yerel atrofi bir tarafın kullanılmamasına, kan dolaşım bozukluğuna, basınca, hormonal veya sinirsel uyarı azlığına bağlı gelişebilir. Örneğin belirli kasların zorunlu olarak hareketsiz bırakılması, bu kasların boyutlarında kısa zamanda küçülmeye sebep olur. Alçı ile yapılan kırık tedavileri sonrası kas atrofisiyle sıklıkla karşı karşıya kalmaktayız. Bu nedenle alçı tedavisi sonrası kasların fizik tedavi ve rehabilitasyonu; egzersiz programları büyük önem arz etmektedir.

Kemik Travması & Kırıklar

bonefractureHafif travmalar periost denilen kemik zarında zedelenme yapar. Daha ağır travmalar kemiğin kırılmasına yol açar. Çocuklarda kemik esnekliği daha fazla olması nedeniyle kırık tam olmaz. Çocuklarda olan bu çeşit kırıklara yeşil ağaç dal kırığı da denmektedir. Yaşlılarda osteoproz nedeniyle kemikler daha kolay önemsiz bir bir travmayla kendiliğinden de kırılabilir.  Açık kırık deride yaralanma ile birlikte dışa açık olan kırık tipidir. Açık kırıkta enfeksiyon riski yüksektir. Parçalı kırıklarda kemik ikiden fazla parçaya ayrılmıştır. Kırık parçaları aynı hizada kalmış ise kaymamış kırıktan bahsedilir. Bazen bu kırıklar çatlak şeklinde olur. Bu durumda iyileşme daha kolay olur. Travma ile kemik kırılır kırılmaz kırık uçlarının arasında ve çevresinde kanama ve pıhtılaşma ( kırık hematomu ) olur. Kırık uçlarındaki kemik yapıcı hücreler ( osteoblast ) aşırı bir kemiksi doku ( kallus ) üretirler. Kemiksi doku daha sonra kireçleşerek kemiğe dönüşür. Fazla üretilen yeni kemik doku zaman içerisinde kemik yıkıcı hücreler ( osteoklast ) tarafından şekillendirilir. Kırık sonrası kemik iyileşmesi çocuklarda daha kısadır. Yetişkinde bu süre genellikle 4-6 haftadır.

Boyun Tutulması (Neck Sprain)

IMG_5168.JPGBasit ve orta dereceli boyun travmaları sonucu ağırlı boyun tutulmaları meydana gelebilir. Genellikle boyun omurgasındaki bağlarda, eklem kapsüllerinde ve çevresel kaslarda zedelenme olmuştur. Boyun hareketleri ağrılı ve kısıtlıdır. Nörolojik bulgu olmaz. Ayrıcı tanı için uzman hekim kontrolü ve radiyolojik tetkikler gerekli olur. Tedavi konzervatiftir.