Dikey Bel Traksiyonu – Floating Manipulative Therapy

Günümüzde bel ağrıları sıkça rastlanılan sağlık sorunlarından bir tanesidir. Dikey bel traksiyonu hastanın kendi ağırlığı ile yapılan doğal ve etkili bir tedavi yöntemidir. Protec FMT bel ağrılarda yer çekiminden faydalanan yeni bir tedavi sistemidir. Vücudun alt kısmının ağırlığı ile bel dikey düzlemde doğal olarak çekilmektedir. Aynı zamanda diz, kalça ve belde serbest manipülasyonlar uygulanarak tedaviye katkı sağlanmaktadır.

 

 

 

 

 

Protec FMT sistemi ile bel traksiyonu Japon’da doğmuş günümüzde İsveç başta olmak üzere Avrupa ve Amerikaya yayılmıştır.

Dikey traksiyonla omurlar arası disklerdeki basınç düşmekte manipülasyonlarla disk bölgesindeki kan sirkülasyonu artırılmaktadır. Ayrıca omurlar arası eklemlede mobilizasyon sağlanmakta sinir köklerinin çıktığı delikler ( nöral foramen ) açılmaktadır. Bu sayede kronik veya akut ağrıya yol açan bel fıtığı ve sinir kök sıkışmalarında hızlı rahatlama sağlanabilmektedir. Bel fıtığının çeşitli evrelerinde güvenli bir şekilde kullanılabilmektedir.

Kinesio Band Tedavisi

kinesiotaping-shoulder-1-minGünümüzde hareketin önemi giderek daha da artmaktadır. Kas iskelet rahatsızlıklarının büyük bölümü ya hareketsizlik yada vucuda uygun olmayan şekilde hareketlerin tekrarlanması nedeniyle oluşmaktadır. Ortopedik tedavilerde  fonksiyonel tedavilerin uygulanması giderek yaygınlaşmaktadır.

Kinesio Taping® Band Teknikinesio-logoği vücudun kendi iç iyileşme mekanizmalarını aktive eden rehabilitasyon amaçlı bir tedavi yöntemidir. Eklem ve kaslara hareketi kısıtlamadan destek sağlar. Uygulanım sonrası deride 3-5 güne kadar yapışık kalabilen özel yapısıyla yumuşak dokuda sürekli uyarı yapabilmektedir. Doku içerisindeki kan dolaşımını artırması yanında deri altı duysal sinir reseptörlerine de etki ederek ağrı giderici etki de gösterir. Deriyi mikroskobik düzeyede kaldırıp bırakma hareketi ile lenf drenajını artırmaktadır. Özel bir teknikle yapıştırıldığı zaman Kinesio bandı deri üzerinde dalgalanma yaparak doku içi hücreler arası alanı genişleterek enflamasyonu azaltmaktadır.

Kinesio band tekniği sportif performansı artırdığı gibi spor yaralanmalarında kas ve eklemlerde deri altı dokuda kan dolaşımını artırır, enflamasyonu azaltarak ağrıyı azaltır ve böylelikle iyileşmeye katkıda bulunur.

kt_on_skinKinesio bandı ile spor yaralanmaları dışında çoğu kronik seyirli ortopedik rahatsızlıkda fonksiyonel tedavi uygulanabilmektedir.

Kineso bandı özel lifli, delikli ve ince yapısıyla deriye uyumludur. Lateks içermez. Band lifleri uzunlamasına %40-60 esneyebilmektedir. Bu da derinin doğal esnek yapısıyla benzeşmektedir. Bandın iç yüzeyinde yapışkanlı bölüm motifli ve çok ince çizgiler şeklinde yüzeysel kabartılar barındırır. Bu kabartılar aktive olunca yumuşak dokudaki kan dolaşımı artırıcı etkiyi başlatırlar. Band hava geçişine olanak sağladığı gibi suya dayanıklıdır. Hızlı kurur. Bu nedenle hastanın vücudunda beş güne kadar kalabilmektedir. Hastalığın iyileşme sürecine göre band uygun teknikle 3-5 günde bir değiştirilir.

Kinesio bandı deri üzerine özel eğitimli terapist tarafından rahatsızlığa göre uygun tekniğe göre uygulanır.

IASTM Tedavisi

IASTM Nedir ?

rockb2

“Instrument Assisted Soft Tissue Mobilisation ” şeklinde açılımı olan IASTM, künt ve sert kenarlı el aletleriyle yapılan yumuşak doku tedavisidir. IASTM sayesinde miyofasiyal fibröz yapışıklıkların çözülmesi / serbestleştirilmesi ve kollajen doku artımı ile birlikte doku iyileşme sağlanabilmektedir. Bu şekilde hareket açıklılığı da artmaktadır.

IASTM tedavisinin temelleri Çin tıbbına kadar dayanmaktadır. IASTM , Çin halk tıbbında “Gua Sha” yani hastalıkları sıyırma denilen tedavi yöntemine dayanır. Bu tedavi yöntemi 1970 yıllarda Vietnamlı göçmenler tarafından batı ülkelerine taşınmıştır.

Günümüzde IASTM tedavilerinde özel çelikten üretilmiş ve vücut bölgelerinde kolaylıkla uygulamaya olanak verecek şekilde tasarlanmış el enstrümanları kullanılmaktadır. Tedavinin Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’inde popülaritesi giderek artmaktadır. Rockblades® ile deri altı yumuşak doku içerisinde yapışıklıklıklar kolayca tespit edilmekte ve tedavi edilebilmektedir.

IASTM Nasıl Etki Eder ?

Yumuşak dokuya uygulanan kontrollü mikrotravmalar neticesinde yumuşak doku içerisindeki fibroblastlar artmakta, yapışık dokular içerisinde oluşmuş düşük kaliteli tip III kollajen kaliteli tip I kollajene dönüşmektedir. Ayrıca uygulanan kontrollü basınç sayesinde kan dolaşımı artmakta ve iyileşmeye katkıda bulunmaktadır.

Hangi Rahatsızlıklarda Kullanılır ?

rockb1

Kolay ve doğal bir uygulanım olması nedeniyle birçok ortopedik rahatsızlığın ve spor yaralanmalarının tedavisinde tamamlayıcı olarak kullanılabilmektedir. Örneğin eklem çevresindeki yumuşak doku kaynaklı eklem hareket kısıtlılıklarının tedavisinde, Miyofasiyal Ağrı Sendromu , Fibromiyalji gibi kronik boyun- omuz, sırt ve bel ağrılarının tedavilerinin desteklenmesinde fayda sağlamaktadır.

Osteoporoz Tanısıda Kantitatif Ultrason Kemik Taraması

miniGünümüzde hala daha ciddi bir toplum rahatsızlığı olan Osteoporoz kemik yoğunluğunun yaygın azalmasıdır. Zayıflayan kemikler travmalara karşı da hassas hale gelirler . Kaburga, kalça, el bileği gibi bölgelerde hafif travmalarla kırıklar oluşabilir. Osteoporozdan korunma, olması durumunda ise erken teşhisi ve tedavisi önemlidir. Yaşlılığa bağlı veya kadınlarda menapoz sonrası hormon değişimlerine bağlı olarak osteoporoz sıklıkla gelişebilir.  Kemik yoğunluğundaki azalmalar kırık olma riski açısından değerlendirilir.

Kantitatif Ultrason (KUS)  tekniği özellikle son birkaç yıldır bir kemik tarama yöntemi olarak kullanılmaktadır.  KUS ultrasonik dalgaların katı cisimlerin (kemik) içinden geçerken uğradığı  fiziksel değişiklikler esas alınarak geliştirilmiş bir yöntemdir. Kemikten ultrason geçişinin mineral yoğunluğu ile iyi bir korelasyon sağladığı gösterilmiştir. KUS ile SOS (Speed of Sound-ses hızı) ölçülebilmekte buna bağlı olarak T-score ve Z-score belirlenebilmektedir.

KUS parametreleri yaşla azalma göstermektedir. KUS kemik yoğunluğu ile uyumlu olması yanı sıra kemik kalitesi hakkında da fikir edinilmesini sağlayabilmektedir. Bir cismin
elastik modülü arttıkça ultrasonun o cisimdeki ileti hızı da artmaktadır. Elastisitenin
az olması kemik dokusunun sağlamlığı ile kompakt oluşuyla doğru orantılıdır.
KUS radyasyon alımının olmaması ve kolay uygulanabilmesi nedeniyle avantaj sağlamaktadır. KUS hamilelerde de uygulanabilmektedir.

Beammed Miniomni cihazıyla kantitatif ultrason kemik taraması hastanın ön kol kemiğinden ( radius ) yapılabilmektedir. Ölçülen ses hızı (SOS) değerleri ile belirlenen T-score & Z-score  ile osteoporoz ve kırık riski değerlendirilmektedir.

KUS ile kırık riski tespit edilen hastalara osteoporoz tedavisi başlanmakta tedavi süreci 3-6 aylık kısa dönemlerde kemik taramaları ile kontrol edilebilmektedir.

Spor, Terleme ve Mineraller

water-620x320Özellikle sıcak havalarda yapılan vücut egzersizleri esnasında dört litreye kadar terleme olabilmektedir. Ter ile birlikte içerisindeki mineral oranına göre kayıplar olabilmektedir. Bu açıdan olumsuz etkilenmemek için egzersiz yapanların bu konuda bilgili olması gıda takviyesi ihtiyacını belirlemede faydalı olacaktır. Vücudumuz birçok mineral için düzenleme mekanizmalarına sahiptir. Böbrekler elektrolit dengesini sağlamada görev üstlenirler. Elektrolit kaybı arttığı zaman böbrekte tutulum artar. Buna rağmen alım az ise bu minerallerin vücudumuzda eksikliği söz konusu olacaktır.  Böbrekler dışında ter bezelermiz ve kemikler de mineral konsantrasyonlarının düzenlenmesinde görev alırlar. Kandaki mineral oranları düştüğü zaman. ter bezelerinden atılan miktar düşürülür.  Bu arada kalsiyumun depolandığı kemikler bu mineralin kan seviyesi düşmesi durumunda salınımı artırırlar. Gıdalarla yeterli kalsiyum alınmaması durumunda kemik yapısı zayıflayacaktır. Özet olarak bu düzenleyici mekanizmalardan bahsettikten sonra vücudumuz için önemi olan 21 mineral olduğunu söyleyebiliriz. Bunların bir kısmı eser ( çok az miktarda ) mineraller olup terdeki miktarları ile ilgili bilgiler yeterli değildir.  Bunun dışında terdeki mineral konsantrasyonları kişiden kişiye değişebilmektedir. Örneğin iyi kondisyona sahip atletlerde terdeki mineral oranları farklı olabilir. Özellikle sodyum, potasyum ve kalsiyum üzerinde durmak faydalı olacaktır. Çünkü terlemekle bu minerallerin vücutta eksikliği ortaya çıkabilir. Atılımın günlük alım ihtiyacını geçtiği durumlarda risk ortaya çıkar. saltSodyum vücudumuz için önemli bir mineraldir. Günlük sodyum alımı ihtiyacı yaklaşık 4 gramdır. Sodyum emilimini %90 üzeri olduğunu   düşünürsek günlük olarak 3,6 gram alım olduğunu söyleyebiliriz. Ter içerisindeki sodyum oranı litrede 0,23- 1,7 gram arasında değişmektedir. 4 litre ter ile günlük sodyum alımı üzerinde kayıp olabilir. Bu açıdan sodyum kritik öneme sahiptir. Sodyum dışında kalsiyum ve demir minerallerinde de terlemeye bağlı vücutta eksik meydana gelebilir. Özellikle sporcular açısından kan sodyum seviyesi oldukça önemlidir. Terlemekle kan konsantrasyonlarında azalma ve akut semptomlar gelişebilir. Kan sodyum seviyesinin düşmesi ile kas güçsüzlüğü, yorgunluk hissi, sara nöbeti ve nadiren ölüm meydana gelebilir.  Genellikle diyetle ortalama tuz alımı 2-5 gr arasında değişmektedir. Ter ile sodyum kaybı özellikle sıcak havalarda birkaç saat içerisinde gerçekleşebileceğinden mutlaka göz önünde bulundurulması gereken bir husustur. Bir litre ter kaybına 1 gr tuz ( yarım çay kaşığı ) alımı tavsiye edilebilir. Tuz katısı vücudun rehidrasyonuna da katkı sağlar. Terlemekle eksikliği oluşabilecek bir diğer mineral Kalsiyumdur. Kalsiyumun ter konsantrasyonu 28mg/L dir. Kalsiyumun bağırsak emilimi düşük bir mineraldir. Diyetle alınan 500mg kalsiyumun yaklaşık 150 mg ‘ı emilebilir. Terlemekle ortaya çıkan kalsiyum eksikliği kemiklerdeki kalsiyum deposu sayesinde semptom vermez ancak uzun vadede osteoporoz gelişimini hızlandırabileceğinden düzenli egzersizle ter kaybı olan sporcuların kalsiyum katkısı alması önemlidir. Aşırı terleme ile sıvı ve mineral kayıpları kas kramplarına da yol açabilir. Düzenli spor yapanların bu açıdan yeteri miktarda karbonhidrat, kalsiyum, magnezyum ve potasyum almaları tavsiye edilebilir. Diyet katkısı olarak bazı durumlarda kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, manganez alımı da gerekli olabilmektedir. Çoğu mineral spor sonraki diyetle desteklenebilir . Sodyum ise egzersiz esnasında eksikliği çıkabileceğinden ve semptomlar oluşabileceğinden mutlaka göz önüne alınmalıdır.