Karın kaslarından musculus rectus abdominisdediğimiz düz karın kası üstte göğüs kemiği ve kaburga kıkırdaklarından başlayarak aşağıda leğen kemiğine yapışır. Spor yaparken aşağıda yapışma yerlerinde zedelenme ve yırtıklar olabilmektedir. Özellikle futbolcularda şut çekerken veya tenisçilerde bu tip bir yaralanma olabilmektedir.
Sporcu ters hareket sonrası yaralanma olan kasık bölgesinde şiddetli ağrı hisseder. Yaralanma ile birlikte olan kanamalar ciltte morarmalar yapabilir.
Teşhis klinik muayene ve yumuşak doku ultrasonu ile konur.
Tedavisinde soğuk uygulamaları, inflamasyon giderici ilaçlar, Lazer tedavisi yapılabilir. Sporcunun tam iyileşmesi 4-6 hafta süre alabilmektedir.
Sporcularda sıklıkla karşılaşılan diz ağrılarının sebeplerinden bir tanesi de İliotibial Band Sendromu dediğimiz durumdur. Dizin dış kısmında yukarıya veya aşağıya doğru yayılabilen ağrılar olmaktadır. Özellikle yokuş aşağı uzun süre koşanlarda dizin dış bölümünde şiddetli ağrı olmakta ve buna bağlı olarak sporcu koşuyu yarıda kesmektedir. İlitibial Band sendrom yürüyüşçülerde ve sık merdiven çıkanlarda da görülebilmektedir. Ağrı dış eklem aralığının yaklaşık üç santim yukarısında hissedilir.
İlitibial band yukarıda leğen kemiğine tutunan tensor facia lata dediğimiz kas yapıdan menşe alır. Uyluğun dış kısmında ilerleyerek kaval kemiğinin dış bölümüne yapışır. Band diz düz iken uyluk kemiğinin alt-dış bölümünde hissedilen tepeciğin ( condylus lateralis ) önündedir. Ne var ki diz bükülmeye başladı mı bandın alt kısmı tepeciğin arkasına doğru yer değiştirmektedir. İşte tekrarlayan zorlayıcı diz bükülmeleri band ile kemik tepeciği arasında sürtünmeyle yangı ( infilamasyon ) ortaya çıkmaktadır.
Teşhis klinik muayene şeklinde yapılan testlerle konur.
Tedavi kişiye özel planlanmalıdır. Spor antrenman şeklinin değiştirilmesi ve ergonomiye özen gösterilmesi ile ağrıya sebebiyet veren maruziyetin önlenmesi şarttır. Yangı ve ödem giderici ilaçlar semptomları azaltır. Kronik durumlarda lokal enjeksiyonlar( ör.: kortikosteroid, ozon veya ACP ) , lazer tedavi ( LLLT ) , Radial Şok Dalga Tedavisi ( RSWT ) veya bazı durumlarda cerrahi uygulanabilmektedir.
Günümüzde hareketin önemi giderek daha da artmaktadır. Kas iskelet rahatsızlıklarının büyük bölümü ya hareketsizlik yada vucuda uygun olmayan şekilde hareketlerin tekrarlanması nedeniyle oluşmaktadır. Ortopedik tedavilerde fonksiyonel tedavilerin uygulanması giderek yaygınlaşmaktadır.
Kinesio Taping® Band Tekniği vücudun kendi iç iyileşme mekanizmalarını aktive eden rehabilitasyon amaçlı bir tedavi yöntemidir. Eklem ve kaslara hareketi kısıtlamadan destek sağlar. Uygulanım sonrası deride 3-5 güne kadar yapışık kalabilen özel yapısıyla yumuşak dokuda sürekli uyarı yapabilmektedir. Doku içerisindeki kan dolaşımını artırması yanında deri altı duysal sinir reseptörlerine de etki ederek ağrı giderici etki de gösterir. Deriyi mikroskobik düzeyede kaldırıp bırakma hareketi ile lenf drenajını artırmaktadır. Özel bir teknikle yapıştırıldığı zaman Kinesio bandı deri üzerinde dalgalanma yaparak doku içi hücreler arası alanı genişleterek enflamasyonu azaltmaktadır.
Kinesio band tekniği sportif performansı artırdığı gibi spor yaralanmalarında kas ve eklemlerde deri altı dokuda kan dolaşımını artırır, enflamasyonu azaltarak ağrıyı azaltır ve böylelikle iyileşmeye katkıda bulunur.
Kinesio bandı ile spor yaralanmaları dışında çoğu kronik seyirli ortopedik rahatsızlıkda fonksiyonel tedavi uygulanabilmektedir.
Kineso bandı özel lifli, delikli ve ince yapısıyla deriye uyumludur. Lateks içermez. Band lifleri uzunlamasına %40-60 esneyebilmektedir. Bu da derinin doğal esnek yapısıyla benzeşmektedir. Bandın iç yüzeyinde yapışkanlı bölüm motifli ve çok ince çizgiler şeklinde yüzeysel kabartılar barındırır. Bu kabartılar aktive olunca yumuşak dokudaki kan dolaşımı artırıcı etkiyi başlatırlar. Band hava geçişine olanak sağladığı gibi suya dayanıklıdır. Hızlı kurur. Bu nedenle hastanın vücudunda beş güne kadar kalabilmektedir. Hastalığın iyileşme sürecine göre band uygun teknikle 3-5 günde bir değiştirilir.
Kinesio bandı deri üzerine özel eğitimli terapist tarafından rahatsızlığa göre uygun tekniğe göre uygulanır.
“Instrument Assisted Soft Tissue Mobilisation ” şeklinde açılımı olan IASTM, künt ve sert kenarlı el aletleriyle yapılan yumuşak doku tedavisidir. IASTM sayesinde miyofasiyal fibröz yapışıklıkların çözülmesi / serbestleştirilmesi ve kollajen doku artımı ile birlikte doku iyileşme sağlanabilmektedir. Bu şekilde hareket açıklılığı da artmaktadır.
IASTM tedavisinin temelleri Çin tıbbına kadar dayanmaktadır. IASTM , Çin halk tıbbında “Gua Sha” yani hastalıkları sıyırma denilen tedavi yöntemine dayanır. Bu tedavi yöntemi 1970 yıllarda Vietnamlı göçmenler tarafından batı ülkelerine taşınmıştır.
Günümüzde IASTM tedavilerinde özel çelikten üretilmiş ve vücut bölgelerinde kolaylıkla uygulamaya olanak verecek şekilde tasarlanmış el enstrümanları kullanılmaktadır. Tedavinin Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’inde popülaritesi giderek artmaktadır. Rockblades®ile deri altı yumuşak doku içerisinde yapışıklıklıklar kolayca tespit edilmekte ve tedavi edilebilmektedir.
IASTM Nasıl Etki Eder ?
Yumuşak dokuya uygulanan kontrollü mikrotravmalar neticesinde yumuşak doku içerisindeki fibroblastlar artmakta, yapışık dokular içerisinde oluşmuş düşük kaliteli tip III kollajen kaliteli tip I kollajene dönüşmektedir. Ayrıca uygulanan kontrollü basınç sayesinde kan dolaşımı artmakta ve iyileşmeye katkıda bulunmaktadır.
Hangi Rahatsızlıklarda Kullanılır ?
Kolay ve doğal bir uygulanım olması nedeniyle birçok ortopedik rahatsızlığın ve spor yaralanmalarının tedavisinde tamamlayıcı olarak kullanılabilmektedir. Örneğin eklem çevresindeki yumuşak doku kaynaklı eklem hareket kısıtlılıklarının tedavisinde, Miyofasiyal Ağrı Sendromu , Fibromiyalji gibi kronik boyun- omuz, sırt ve bel ağrılarının tedavilerinin desteklenmesinde fayda sağlamaktadır.
Günümüzde hala daha ciddi bir toplum rahatsızlığı olan Osteoporoz kemik yoğunluğunun yaygın azalmasıdır. Zayıflayan kemikler travmalara karşı da hassas hale gelirler . Kaburga, kalça, el bileği gibi bölgelerde hafif travmalarla kırıklar oluşabilir. Osteoporozdan korunma, olması durumunda ise erken teşhisi ve tedavisi önemlidir. Yaşlılığa bağlı veya kadınlarda menapoz sonrası hormon değişimlerine bağlı olarak osteoporoz sıklıkla gelişebilir. Kemik yoğunluğundaki azalmalar kırık olma riski açısından değerlendirilir.
Kantitatif Ultrason (KUS) tekniği özellikle son birkaç yıldır bir kemik tarama yöntemi olarak kullanılmaktadır. KUS ultrasonik dalgaların katı cisimlerin (kemik) içinden geçerken uğradığı fiziksel değişiklikler esas alınarak geliştirilmiş bir yöntemdir. Kemikten ultrason geçişinin mineral yoğunluğu ile iyi bir korelasyon sağladığı gösterilmiştir. KUS ile SOS (Speed of Sound-ses hızı) ölçülebilmekte buna bağlı olarak T-score ve Z-score belirlenebilmektedir.
KUS parametreleri yaşla azalma göstermektedir. KUS kemik yoğunluğu ile uyumlu olması yanı sıra kemik kalitesi hakkında da fikir edinilmesini sağlayabilmektedir. Bir cismin
elastik modülü arttıkça ultrasonun o cisimdeki ileti hızı da artmaktadır. Elastisitenin
az olması kemik dokusunun sağlamlığı ile kompakt oluşuyla doğru orantılıdır.
KUS radyasyon alımının olmaması ve kolay uygulanabilmesi nedeniyle avantaj sağlamaktadır. KUS hamilelerde de uygulanabilmektedir.
Beammed Miniomni cihazıyla kantitatif ultrason kemik taraması hastanın ön kol kemiğinden ( radius ) yapılabilmektedir. Ölçülen ses hızı (SOS) değerleri ile belirlenen T-score & Z-score ile osteoporoz ve kırık riski değerlendirilmektedir.
KUS ile kırık riski tespit edilen hastalara osteoporoz tedavisi başlanmakta tedavi süreci 3-6 aylık kısa dönemlerde kemik taramaları ile kontrol edilebilmektedir.